Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/22405 E. 2020/16199 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22405
KARAR NO : 2020/16199
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğun eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğünce tanzim olunan ve hükme esas alındığı anlaşılan 04.08.2006 tarihli raporda, “Sol skapula humeral eklem hizasında yaklaşık 2 cm.’lik kesi, dudakları düzgün bir adet açık yara, sol aksiller arka hat hizasında 11. kot hizasında 2 adet yaklaşık 2 cm.’lik kesi, dudakları düzgün bir adet yaklaşık 3 cm. çapında parçalı yara dudaklarına sahip kesi, solunum sesleri solda azalmış, solda minimal pnömotoraks mevcut olup, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlikeye neden olur.” şeklinde görüş belirtilmesi karşısında, katılanın hayati bölgelerini ihtiva eden birden fazla kesici delici alet yaralanmasının bulunduğu gözetilerek, katılanın tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarının en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne gönderilmesiyle, söz konusu yaralanmalardan hangi ya da hangilerinin hayati tehlikeye neden olduğunun tespiti ile her bir yaralanmanın ayrı ayrı ve kümülatif şekilde hayati tehlike meydana getirmeye elverişli olup olmadıkları hususunun tespiti ile 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre nihai rapor temini ile sonucuna göre, suçta kullanılan aracın elverişliliği, darbe sayısı, isabet yerlerinden hareketle hedef alınan bölgeler, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alındığında suça sürüklenen çouğun eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına dair delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında 20.01.2009 tarihli, 2008/84 Esas ve 2009/10 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29, 31/3 maddeleri gereğince belirlenen netice “1 yıl 8 ay” hapis cezasının TCK’nin 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafiince temyizi üzerine Dairemizin, 04.07.2012 tarihli, 2010/7205 Esas ve 2012/28439 Karar sayılı bozma ilamı ile suça sürüklenen çocuk hakkında “5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesinin uygulama alanının değerlendirilmemesi” yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddelerinin tatbiki ile “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun, denetim süresi içinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarihli, 2014/71 Esas ve 2016/42 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı gözetilerek, hükmedilen netice cezanın, 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesi gereği ertelenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde “Denetim süresi içerisinde ihbara konu suçu işlemesi ve adli sicil kaydındaki kararlara konu suç işleme tarihleri itibariyle suç işleme eğilimine nazaran ileride suç işlemeyeceği yolunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından takdiren TCK’nin 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” karar verilerek, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine aykırı davranılması,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. ve 86/1-e maddelerine göre belirlenen ceza miktarının, katılanın hayati tehlike geçirmesi nedeniyle TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca (1) kat artırılması neticesinde belirlenen ceza miktarının 5 yılın altında kalması halinde aynı Kanun’un 87/1-son maddesi gereğin 5 yıla çıkartılması gerekirken, yazılı şekilde TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri gereği belirlenen ceza miktarının, TCK’nin 87/1-d-son maddeleri işaret edilerek doğrudan 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.