YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9372
KARAR NO : 2020/16195
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında “Hakaret” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Üzerine atılı kasten yaralama suçuna yönelik ikrarı bulunan sanığın, her aşamada “hakaret” suçuna ilişkin suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi, hazırlık aşamasında tanık sıfatıyla beyanları tespit olunan … ve …’ın, hakaret suçuna ilişkin herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, diğer tanıklar …’ın “hakaret ve tehdit duymadım.”, …’ın “ne konuştular duymadım.” şeklindeki anlatımları ile katılanın yargılama aşamasında hakaret suçuna ilişkin herhangi bir anlatımının bulunmadığı nazara alınarak, hazırlık aşamasında beyanları tespit olunan tanıkların usulüne uygun davetiye ile duruşmada hazır edilmeleri ile olaya ilişkin ayrıntılı beyanları da tespit edilmeden, eylemin hangi delile istinaden, ne şekilde sübuta erdiği denetime imkan verecek şekilde tartışılıp değerlendirilmeden, sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 2014/76 Esas ve 2014/217 Karar sayılı ilamın, 5237 sayılı TCK’nin 165/1. maddesi kapsamında yer alan “Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi” suçuna ilişkin olduğu, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde yer alan uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesiyle, bahse konu suçun da uzlaşma kapsamına alındığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, tekerrüre esas alınan ilam yönünden
Mahkemesince uzlaşma usulü uygulanarak, 20/03/2020 tarihli, 2014/76 Esas ve 2014/217 Karar sayılı ek kararı ile mezkur hükmün tüm neticeleriyle birlikte ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Aksaray Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 08/12/2015 tarihli raporda, “Sol el 1. parmak ile 2. parmak arasında cilt cilt altı kesi ve tendon kesisi, Şahsın 07/12/2015 tarihinde Şube Müdürlüğümüzde yapılan muayenesinde; sol el başparmak hareketlerinin tama yakın olduğu, minimal kas gücü azalması ve fonksiyon kısıtlılığı olduğunun görüldüğü, basit tıbbi müdahali ile giderilemez, duyularından ya da organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da kaybı niteliğinde değildir.” şeklinde görüş belirtilmesi, katılanın, kovuşturma aşamasında tespit olunan “artık sol elimi eskisi gibi kullanamıyorum, baş parmağım çok uyuşuk, bu elimi kullanamıyorum … iki kez amaliyat oldum.” şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde, Adli Tıp kriterleri ve Dairemizin süreklilik gösteren yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere “duyu ya da organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da kaybı”na ilişkin raporun, olay tarihi üzerinden en az 18 ay geçtikten sonra yapılacak değerlendirme ile düzenlenmesi gerektiği, bu nedenle mezkur raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, katılanın, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri, olay nedeniyle geçirdiği operasyona ait tüm evraklar ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, bahse konu yaralanmasının niteliğine ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakıknda tekerrüre esas alınan Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 2014/76 Esas ve 2014/217 Karar sayılı ilamın, 5237 sayılı TCK’nin 165/1. maddesi kapsamında yer alan “Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi” suçuna ilişkin olduğu, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde yer alan uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesiyle, bahse konu suçun da uzlaşma kapsamına alındığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, tekerrüre esas alınan ilam yönünden Mahkemesince uzlaşma usulü uygulanarak, 20/03/2020 tarihli, 2014/76 Esas ve 2014/217 Karar sayılı ek kararı ile mezkur hükmün tüm neticeleriyle birlikte ortadan kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.