Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/22758 E. 2020/13927 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22758
KARAR NO : 2020/13927
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 87/1-c-son ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/1229 Esas, 2017/1889 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 31.08.2020 tarihli ve 2019/10631 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2020 tarihli ve 2020/77289 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Mahkemesince, Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 04.03.2015 ve 19.06.2015 tarihli raporlarda; katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının belirtildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca temel ceza tayin edilmiş ise de; adı geçen Kurumun 19/06/2015 tarihli raporunda katılandaki yaralanmanın aynı zamanda yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 10.07.2019 tarihli ve 2019/5982 Esas, 2019/15045 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki yüzde sabit izin, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği nazara alındığında, sanık hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 86/1. maddesi gereğince belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
2) Katılanı yüzünde sabit ize neden olacak şekilde bıçak ile yaralayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e ve 87/1-c maddelerine göre belirlenen cezanın aynı Kanun’un 87/1-son maddesine göre, 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılanın yüzünde sabit iz meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki yüzde sabit izin, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında temel cezanın 5237 sayılı TCK’nin 86/1 maddesi yerine TCK’nin 86/2. maddesi gereğince belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi isabetsizdir.
Bununla birlikte, sanık hakkında katılanı yüzde sabit ize olacak şekilde yaralaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c maddeleri ile ceza tayin edildikten sonra, eylemin TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirmesi nedeniyle cezanın TCK’nin 87/1-c-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
Bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/1229 Esas, 2017/1889 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, CMK’nin 309/4-b maddesine göre sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.