YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23487
KARAR NO : 2020/18289
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
MAHKEMESİ : Antalya 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak ve gerekçe belirtilmeksizin feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işi haksız olarak bıraktığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince,yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince,İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisinde davacı imasını havi ibraname ile kıdem ve ihbar tazminatı bordroları bulunmaktadır. Davalı vekilince , Akbank İstanbul Kurumsal Şubesi’nin 29.05.2017 tarihli yazısı sunulmuş olup yazı içeriğinde “firmanız 835 nolu hesaptan 06.09.2011 tarihinde … TR 82 0004 6003 3388 8000 0383 71 nolu ibana 33.988,61 TL ödeme yapılmıştır” ifadesi bulunmaktadır. Söz konusu davacı imasını havi ibraname ile kıdem ve ihbar tazminatı bordrolarının yukarıda anılan Akbank Kurumsal Şubesinin davacıya yapılan ödemeye ilişkin yazısı ile birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık davacının talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.
Eldeki davanın 05.09.2014 tarihinde açıldığı ve Adana 7. İş Mahkemesi’ne tevzi edildiği, Adana 7. İş Mahkemesi’nin 09.09.2014 tarihli 2014/481 E.-2014/2 K. sayılı kararı ile yetkisilik kararı verildiği ve bu kararın taraflara 24.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu yetkisizlik kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Akabinde, dosyanın Mersin 3.İş Mahkemesi’ne tevzi edildiği, bu dosyadan taraflara tebligat çıkartıldığı çıkartılan tebligat evraklarında “bu zarfta tensip zaptı vardır” ibaresinin yazılı olduğu ve davalı yana 20.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 22.01.2015 tarihli beyan dilekçesi verdiği ve zamanaşımı def’i ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. Davalı tarafından ileri sürelen zamanaşımı def’inin İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığı, davalının istinaf başvurusunda bu hususu istinaf nedeni olarak belirttiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda “dava dilekçesinin 24.9.2014 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafın 22.01.2015 tarihinde süresinden sonra ibraz ettiği dilekçede zamanaşımı itirazında bulunduğu” değerlendirmesinin yapıldığı görülmüştür. Ne var ki, gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki; yukarıda açıklandığı üzere 24.09.2014 tarihinde davalı yana tebliğ edilen evrak içeriğinin dava dilekçesi değil, , Adana 7.İş Mahkemesince verilen yetkisizlik kararına ilişkin olduğu açıktır. Yetkili Mersin 2. İş Mahkemesi tarafından taraflara tebliğe çıkartılan tebligatta “bu zarfta tensip zaptı vardır” ibaresinin yazılı olduğu ve davalı yana 20.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 22.01.2015 tarihli beyan dilekçesi verdiği ve zamanaşımı def’i ileri sürdüğü hususları değerlendirildiğinde davalının süresi içinde zamanaşımı def’i ileri sürdüğü anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def’inin değerlendirilmemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin bu husustaki istinaf nedeninin yerinde olmadığına karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bununla beraber, davalı tarafından süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı def’i ileri sürülmüş, İlk Derece Mahkemesince bilirkişiden ek rapor alınmış ancak ek raporda ıslaha karşı zamanaşımı def’i esas alınarak hesaplama yapılmış ise de davalının ıslaha karşı zamanaşımı def’ine değer verilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ve bu karara karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin ise kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.