YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12889
KARAR NO : 2020/16156
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, mağdur vekili
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında mağdur …’e karşı kasten yaralama suçundan verilen düşme kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Kovuşturma aşamasında mahkemece beyanının alındığı 08.10.2015 tarihli duruşmada 15 yaşını doldurmuş olduğu anlaşılan mağdur …’in yaşı itibariyle şikayet hakkı ve kamu davasına katılma yetkisinin kendisine ait olduğu ve mağdurun duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, katılan sıfatını almayan mağdurun hükmü temyiz hakkı bulunmadığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile
basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesinde yer alan basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda “Mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile TCK’nin 7. ve CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezayı içeren Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2010 tarihli 2007/162 Esas – 2010/922 Karar sayılı 14.01.2011 tarihinde kesinleşen ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 109/2. maddesi gereğince hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli 2011/405 Esas 2013/1211 Karar sayılı 22.11.2013 tarihinde kesinleşen ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 267/1 maddesi gereğince hükmolunan 1 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, tekerrüre esas ilam yönünden CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 11.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.