YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2697
KARAR NO : 2020/4019
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı (mağdur sayısınca)
HÜKÜM : Mahkumiyet (mağdur sayısınca)
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınıp, hükmedilen ceza miktarlarına göre suça sürüklenen çocuk müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında mağdur …’e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Olayın intikal şekli ve zamanı, 09.06.2011 günlü kolluk beyanında suça sürüklenen çocuğun cinsel organını kalçasına sürttüğünü bildiren mağdurun kavuşturma evresinde 01.08.2011 tarihli celsede poposuna sürtme olayının gerçekleşmediğini belirtmesi, savunma, tanık beyanları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, öncelikli olarak mağdurun beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi aksi halde bu husus dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’a yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayıp, kanun maddesindeki bir kısım ifadeleri aynen tekrar etmek suretiyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi neticesinde TCK’nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi ile hak ve nasafet kurallarına muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.