Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3296 E. 2020/4310 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3296
KARAR NO : 2020/4310
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.10.2018 tarih ve 2016/294-2018/1007 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıdan satın aldığı domates tohumlarında ve fidelerinde çıkan hastalığın verim düşüklüğüne yol açtığını, müvekkilinin zarara uğradığını belirterek, şimdilik 20.000.- TL maddi, 100.000.- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında maddi tazminat talebini 235.000.- TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının tohum ve fidelerin ayıplı olduklarının öğrenilme tarihinin tohum tesliminden 2-2,5 ay sonrası olup mayıs ayı ortaları olduğu, hasat döneminin ise bilinen bir tarih olup ağustos sonu ve eylül ayı olduğu dikkate alındığında, anılan domatesleri piyasadan temin etmesinin mümkün olmadığını ispat edemediği, piyasadan piyasa fiyatından anılan domatesi temini mümkün iken, temin etmeyerek bu domates bedellerini de davalı satıcıdan talep etmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, davacının 3. kişilere yani müstahsillere ödediği herhangi bir zarar tazminatının da bulunmadığı, işbu dava da üçüncü kişilere herhangi bir zarar ödemesi yapmaksızın bu davanın sonucuna göre ödeme yapacağından bahisle muhtemel zararların davalıdan tazmin talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, üretici nezdinde itibar kaybı nedeniyle 50.000.- TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddine
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
3- Davacının dava konusu olayda maddi zararının oluşmadığı tespit edilmiş olup, davacının kişilik haklarına yönelik manevi tazminatı gerektirir MK 24-25. maddelerine göre kişilik haklarına yönelik tecavüzde bulunulmadığından manevi tazminatın, maddi ve manevi unsurları da bulunmadığından manevi tazminatın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bend gereğince davacının temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bend uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının reddine (3) davalının manevi tazminata yönelik temyiz isteminin kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.