YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/369
KARAR NO : 2020/5013
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Dava tarihi : 23/01/2015
Hüküm : Davanın reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/161 Esas- 2008/346 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının gözaltında ya da tutuklu kalmadığı, davacıya ait iki adet araca 13/02/2002 – 06/02/2003 tarihleri arasında el konulduğu, el koyma işleminin 01/06/2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu ve yapılan ceza yargılamasının sonunda davacı hakkında açılan ceza davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, 466 sayılı Kanunun 1. maddesinde sınırlı şekilde sayılan tazminat istenebilecek hallerin davacı yönünden gerçekleşmediği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, ”466 sayılı Kanun gereğince tazminat” olan dava türünün gerekçeli karar başlığında ”CMK’nın 141-142. maddesi” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiş, davanın tümüyle reddine karar verilmesi karşısında, vekili aracılığıyla davaya cevap dilekçesi sunan davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmolunması, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; mahkemece davacı lehine tazminat isteme şartlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usule ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacı vekilinin davanın reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 12/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.