Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/20806 E. 2012/26314 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20806
KARAR NO : 2012/26314
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile yapılan kredi kartı üyelik sözleşmesi gereğince 10 yıldır kartını kullanmakta olduğunu, ayrıca kullandığı cep telefonunun da, sahte kimlik ibraz eden şahıs tarafından sim kartın çalındığını bildirip, yeni sim kartı aldığını ve kredi kartından internet üzerinden sanal pos kullanılarak harcama yapıldığını ve davalı tarafından tahsili için aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tensiple, sahte kimlik kartı ile bankadan işlem yapıldığını, Hukuk Genel Kurul kararında açıklandığı gibi, kaybedilen kimlikle 3. kişiler tarafından kullanılarak kredi kartı alındığında taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından asliye hukuk mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 10/A maddesi kapsamında kredi kartı üyelik sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, anılan Hukuk Genel Kurulu kararının somut uyuşmazlığa ilişkin maddi olguları içermediği anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Açıklanan nedenle mahkemece işin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.