YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19009
KARAR NO : 2012/26345
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … … Kiriş sahil Caddesindeki 115 ada 19 parseldeki F-23 nolu bağımsız bölümün tapuya şerhli 99 yıllık hak sahibi olduğunu, siteyi yapan Kiriş Şirket iflas edince davalının ihale ile üzerindeki hak ve borçları bilerek siteyi aldığını, site yönetimini ele geçirip genel kurul dahi yapmaksızın aidat adı altında 11.149,45 TL yi zorla topladığını, verilmeyen hizmetlerin bedellerinin zorla tahsil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00TLnin faizi ile davalıdan alınmasını talep etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme devre tatil mahiyetinde olmakla davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Devre tatil sözleşmeleri BK’nın 19/1 maddesine dayanılarak sözleşme özgürlüğü prensibi içerisinde yapılan sözleşmelerdir. Bu sözleşmeler BK’nın da düzenlenen sözleşme tiplerinden olmayıp atipik sözleşmelerdir. Atipik sözleşmelerin devre tatil sözleşmeleriyle ilgili olanları ise yasanın tanımladığı değişik akit tiplerini kapsadığından ( hizmet, kira, vekalet, satış gibi ) karma sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır. 4077 s. Kanunun 6/B maddesine göre devre tatil sözleşmeleri, en az üç yıl süre için yapılan ve bu süre zarfında yıl içinde, belirli veya belirlenebilecek ve bir haftadan az olmayacak bir dönem için bir veya daha fazla 2012/19009-26345
sayıdaki taşınmazın kullanım hakkının devri ya da devri taahhüdünü içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, yazılı sözleşme ya da sözleşmeler grubudur.
13.06.2003 tarih 25137 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devre Tatil Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin amaç başlıklı birinci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, taşınmazların, yılın belirli bir dönemine ilişkin kullanım hakkının devrine ya da devri taahhüdüne ilişkin sözleşmelere uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir”, 5/g maddesinde de sözleşmenin süresi ve sözleşme konusu hakkın kullanılabileceği dönemin sözleşmede açıkça gösterilmesi gerektiği hükümleri getirilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Davaya konu 30.07.1997 tarihli “Doksandokuz Yıllık Mülk Kullanım Sözleşmesi”nde davacı … kiracı sıfatı ile yer almış, davalı villanın kullanım hakkının 99 yıllığına davacıya bırakılması kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme, devre tatil sözleşmesinde bulunması gereken unsurları taşımamaktadır. Dava, genel mahkemelerde görülmesi gereken taşınmaz kira sözleşmesidir. Mahkemece bu ilkeler ışığında işin esasına girilerek tarafların delilleri toplandıktan sonra varılacak neticeye göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına, 21,15 TL peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 18,40 TL peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.