YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10389
KARAR NO : 2020/16279
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Mağdurun yaralanması hakkında İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29.09.2014 tarihli raporunda ”…Müdürlüğümüzde 29.09.2014 tarihinde yapılan muayenede; sol göz iç kısım medial kantus üzerinde bulunan yaralanmasına dikiş atılmadığını, kulak çınlamasının halen devam ettiğini, işitmede zorluk çektiğini, acil serviste kendisinden tomografi tetkiki istenmediğini beyan eden şahısta; sol göz medial kartuştaki yaranın iyileşerek 0,5 cm.lik matur skar dokusu oluşturduğu tespit edildi….Burun kırığına ve sol göz iç kısımdaki yaralanmaya bağlı olarak; mevcut yaralanmanın şahsın yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunun olay tarihinden 6 (altı) ay sonra kişinin darp öncesi çekilen eski bir fotoğrafı ile Şube Müdürlüğümüze başvurması sonrası yapılacak muayenesi ile değerlendirilebileceği,…Şahsın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunun kulak burun boğaz polikliniğin olay tarihinden 6 (altı) ay sonra yapılacak muayenesi ve muayenede tespit edilen bulguların kişinin Şube Müdürlüğümüzde yapılacak muayenesi sonrası değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır…” şeklinde tespitlere yer verildiği, mağdurun yüzde sabit iz için olayın üzerinden en az altı ay geçtikten sonra ; ayrıca adli tıp kriterleri ve Dairemizin yerleşik uygulamalarında kabul edildiği üzere, “duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olan yaralama”ya ilişkin muayenenin ise olay tarihinin üzerinden en az 18 ay geçtikten sonra yapılması ve buna göre rapor tanzimi gerektiği gözetilerek, mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, söz konusu yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığı ile duyu ve organlardan birisinin sürekli zaafiyeti yada yitirilmesi niteliğinde olup olmadığının tesbiti ilişkin hususu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre
yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 12.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.