Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/10720 E. 2020/13877 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10720
KARAR NO : 2020/13877
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlere dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suç tarihinde katılanlar ile sanığın ve temyiz dışı sanıkların Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yapılacak araç ihalesine katılmak amacıyla ihalenin yapıldığı yerde bulundukları sırada olayın gerçekleştiği ve hükümle birlikte sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 235. maddesinde düzenlenen suçtan dolayı suç duyurusunda bulunulduğu gözetilerek, dosya içerisinde mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 235/3. madde ve fıkrasında düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında, katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1-3-e maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden TCK’nin 29/1. maddesi gereği, (1/4) oranında indirim yapılırken, 1 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi, TCK’nin 62/1. maddesi gereği, (1/6) oranında indirim yapılırken sonuç ceza olarak 1 yıl 4 ay 25 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
3) Katılan …’a ait adli rapor dosya içerisine alınmadan kasten yaralama suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
4) Katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken sanığa TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
5) Sanığın tekerrüre esas alınan Elazığ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2012 tarih, 2011/757 Esas ve 2012/331 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. maddesi gereğince tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanık aleyhine temyiz bulunmadığından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.