YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7307
KARAR NO : 2020/6031
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2018 tarihli, 2018/451 esas ve 2018/813 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 23/08/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 01/08/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda 10/10/2017 tarihli ve 2017/67020 soruşturma, 2017/1337 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,kararın itiraz yolu açık olmak üzere verildiği,ancak itiraz mercii ve süresinin gösterilmediği, kararın şüpheliye 13/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 11/10/2017 tarihinde infazı için Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, 13/10/2017 tarihinde Bilgilendirme Formu imzalatılarak 13/10/2017 tarihinde hastaneye sevkedildiği, hastanenin 20/10/2017 tarihli raporunda tedavisine gerek olmadığının bildirildiği, adres değişikliği nedeniyle dosyanın Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, 27/01/2018 tarihinde dosyanın Diyarbakır Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
3- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı devam ederken, şüphelinin, 25/03/2018 tarihinde, dosya içerisinde bulunan Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen ekspertiz raporu ile uyuşturucu veya uyarıcı madde içermediği anlaşılan tabletlerle yakalandığı, ancak yapılan tahlillerde şüphelinin uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlendiği,
4- Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak, 01/08/2017 ve 25/03/2018 tarihli eylemlere ilişkin her iki soruşturma evrakı birleştirilerek 24/05/2018 tarihli, 2017/67020 soruşturma, 2018/11750 esas ve 2018/8811 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 53 ve 58.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
5- Kanun yararına bozma istemine konu Adana 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2018 tarihli ve 2018/451 esas, 2018/813 sayılı kararı ile, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararının tebliğinden önce infaza verildiği gerekçesiyle “kamu davasının durmasına” karar verildiği, kararın 05/12/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak veya kabul etmek suçundan sanık … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/10/2017 tarihli ve 2017/67020 soruşturma, 2017/1337 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve sanık hakkında 1 yıl süre ile tedavi ve denetim süresi uygulanmasına dair kararını müteakip, sanığın denetim süresi içinde tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi hakkındaki kararın sanığa tebliğ edilmesinden önce infazına başlandığından bahisle yargılamanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 223/8 ve 303/1-a. maddeleri uyarınca durmasına dair Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2018 tarihli ve 2018/451 esas, 2018/813 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10/10/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın 13/10/2017 tarihinde bizzat sanığa tebliğ edilmesini müteakip, dosya kapsamında bulunan Diyarbakır Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesince düzenlenen 25/03/2018 tarihli rapor içeriğine göre sanığın idrar tahlilinde kanında uyuşturucu maddenin tespit edildiği bildirilmekle, sanığın daha önce verilen bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini ihlâl ettiğinden bahisle değil yeniden uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediğinden bahisle söz konusu kamu davasının açıldığı, sanığın erteleme süresi içinde 25/03/2018 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/4-b-c maddesi gereğince erteleme süresi zarfında tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanık hakkında, mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’unun 309. maddesi uyarınca Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2018 tarihli ve 2018/451 esas, 2018/813 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ve 13/10/2017 tarihinde şüpheliye tebliğ edilen 10/10/2017 tarihli ve 2017/67020 soruşturma, 2017/1337 sayılı beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüphelinin bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın infazı aşamasında, şüphelinin 25/03/2018 tarihinde, dosya içerisinde bulunan Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen ekspertiz raporu ile uyuşturucu veya uyarıcı madde içermediği anlaşılan tabletlerle yakalandığı, ancak 25/03/2018 tarihinde Diyarbakır Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesinde yapılan tahlillerde şüphelinin uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlendiği, şüphelinin beş yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı, anlaşılmıştır.
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK’nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda; şüpheli hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararda itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40.maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK’nın 191/2.maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 171,172 ve 173. maddeleri uyarınca , başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının belirtilmediği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden sözedilemeyeceği anlaşıldığından; şüpheliye, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte yeniden usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması için, mahkemece “kamu davasının durmasına ve şüpheli hakkında kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilmesi gerektiği, Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2018 tarihli ve 2018/451 esas, 2018/813 sayılı kamu davasının durmasına ilişkin kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle,
Adana 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2018 tarihli ve 2018/451 esas, 2018/813 sayılı kararına yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
21/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.