YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10189
KARAR NO : 2020/16654
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında mağdurlar … ve Şerafettin’e yönelik “Kasten yaralama” ve sanık … hakkında “6136 sayılı Kanun’a aykırılık” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık … hakkında “6136 sayılı Kanun’a aykırılık” suçundan kurulan hükme ilişkin olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.01.2018 tarih ve 2017/12-463 Esas – 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi gereğince hapse çevrileceği ihtarı yapılmış ise de; 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi infaz aşamasında re’sen gözetilebileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık …’nin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hüküm fıkrasının yargılama gideri ile ilgili kısmı hükümden çıkartılarak yerine “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” ibaresi eklenmek suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında “6136 sayılı Kanun’a aykırılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Dosya kapsamı, oluş ve kabule göre; sanığın suç tarihinde diğer sanık …’den silahı kısa süreliğine alarak ateş etmekten ibaret eyleminde, sahiplenme ya da silah taşıma kastı bulunmadığı anlaşılmakla; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası yönünden; kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
d) Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.