YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12135
KARAR NO : 2020/16819
KARAR TARİHİ : 19.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2 ve 3. derece) ve ağır (4, 5 ve 6. derece) olarak sınıflandırılması, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılmasının öngörülmüş olması, mağdur hakkında Elbistan Devlet Hastanesince tanzim olunan 08/02/2016 tarihli adli muayene raporunda, mağdurun burnunda kemiğinde meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi derecesinin belirtilmemesi karşısında; söz konusu raporun Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığı gözetilerek, mağdura ait tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarının temini ile mağdurda meydana gelen kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin tespitine yönelik en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğünden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, yetersiz rapora istinaden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada aynı Kanun’un 87/3. maddesi uyarınca (1/6) oranında arttırım yapılmak suretiyle hüküm tesisi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 16/04/2015 tarihli, 2015/1 Esas ve 2012/333 Karar sayılı ilamın, TCK’nin 141/1. maddesi kapsamında “Hırsızlık” suçuna ilişkin olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde yer alan uzlaşma
hükümlerinin yeniden düzenlenmesiyle, bahse konu suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde sanığın adli sicil kaydında mevcut tekerrüre esas diğer ilam gereği TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 19/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.