Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/33561 E. 2020/19357 K. 21.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/33561
KARAR NO : 2020/19357
KARAR TARİHİ : 21.12.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,davacının davalıya ait işyerlerinde yasaya aykırı olarak taşeronluk İliksi kurduğu birçok şirketin sigortalısı olarak 19.10.2009-13.07.2011 tarihleri arası davalının görevlendirdiği çalışanların denetimi ve planlaması altında davalının kadrolu işçileri ile aynı işte (açma-kesme ve sayaç değişimi gibi çeşitli servislerde) çalıştığını ve işten çıkarıldığını, davalı şirket ile taşeron şirketler arasında muvazaa bulunduğuna ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu başkanlığının 10.05.2011 tarihli 7457 sayılı raporun taraflara tebliğ edildiği, raporun iptali için tarafların açmış oldukları İstanbul l.İş Mahkemesinin 2011/681-509-684-704-757-758E sayılı davanın 07.02.2013 tarihinde reddedildiği ve taraflar arasında muvazaanın kesinleştiği, buna göre davacı işçinin baştan itibaren davalı şirketin işçisi olduğu, 6772 sayılı kanuna göre davacıya yılda 52 günlük ücretleri tutarında ilave tediye yapılması gerektiği, davacının çalıştığı dönemde izin kullanmadığı, fesih sonrası ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmediği, davacıya taşeron şirketlerince davacının kadrolu işçilerine ödenen ücretlerden daha düşük ücret ödendiği, davacının ücretinin emsal işçi ücretine göre belirlenmesi gerektiği iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması koşulu ile; 1.000,00 TL ihbar tazminatı; 1.000,00 TL.kıdem tazminatı; 1.000,00 TL .6772 sayılı kanuna göre ilave tediye alacağı ; 500,00 TL.izin ücreti olmak üzere toplam 3.500,00 TL. dan kıdem tazminatının fesih tarihinden, mevduata uygulanan en yüksek faiz, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti İçin dava tarihinden itibaren yasal faiz, ilave tediye için kanuna göre ödenmesi gereken tarihten İtibaren yasal faiz İle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiği, davacının hangi firmalarda çalıştığının belirtilmediği, taşeronların tespiti gerektiği, söz konusu firma veya firmaların asıl işveren olduğundan davanın bu firmalara da ihbarı gerektiği, husumet yokluğu nedeni ile itirazda bulunduklarını, … .İş Mahkemesinin 2011/681E dosyası ile verilen kararın Yargıtay denetiminden geçmediği, ihale konusu işlere ilişkin yapılan hizmet alımı ihale sözleşmelerinin yasa yönetmelik ve genelge, talimat ve şartnamelere uygun olduğu, bu konuda … Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine …İdare Mahkemesinde 2005/311E sayılı İle açılan davanın reddedildiği ve Danıştay onayından geçerek kesinleştiği, müvekkili şirketin bir iktisadi devlet teşekkülü olduğu, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceği yönünde bir çok Yargıtay karan bulunduğu, talep edilen faizlerin müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği, davanın zamanaşımı, husumet ve esastan reddi gerektiği, asil işveren konumundaki şirketlere davanın ihbarı gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında ilave tediye alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliğini ortadan kaldırır.Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı sebeplerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir.
Somut olayda, ıslah dilekçesi davalı vekiline 01.03.2016 tarihli celsede tebliğ edilmiş olup davalı vekili ıslah dilekçesine karşı kanuni süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Bu durumda davacının hak kazandığı işçilik alacağının yöntemine uygun biçimde ileri sürülen ıslaha karşı zamanaşımı itirazı değerlendirilerek belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.