Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/553 E. 2012/6495 K. 28.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/553
KARAR NO : 2012/6495
KARAR TARİHİ : 28.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

… ile …, … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair …Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.11.2010 gün ve 245/356 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalılardan … vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR
Davacı …, dava dilekçesinde; sınır komşusu olan …’e ait 115 ada 28 sayılı parsel ile kendisine ait aynı ada 27 sayılı parsel arasındaki yolun paftada yol olarak bırakılmasına, … tarafından sınırına yanlı çiminin düzeltilerek asıl sınırın bahçe sınırı olarak yeniden tespitine, kadastro paftalarına doğrusunun tespit ve tesciline, aynı ada 23 sayılı parselin maliki davalı … ile arasındaki sınırını kadastro paftasına uygun olarak tespit ve tesciline, 23 ve 28 parsel numaralı taşınmazlarda miktar artışının düzeltilerek adına kayıtlı 27 parsel numaralı taşınmaza eklenmesine ve tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, 115 ada 23, 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazların maliklerinin paylaşım sonucu intikal ettiğini, sınırlarının sabit olup yüz yıla yakın bir zamandan beri zeminde mevcut çitlere göre zilyet edinildiğini, davacı kendi parseli üzerinde bina yaparken komşuluk ve hukuk kurallarına aykırı olarak sınırda taşınmazı inşa ettiğini, damlalık payı bırakmadığını açıklayarak haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı …, 25.02.2010 havale tarihli cevap dilekçesiyle, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının hiçbir hakkının bulunmadığını, zilyetliğinin ve iyi niyetinin de olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, “ … davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 115 ada 23, 27 ve 28 parsel sayıl taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle teknik bilirkişiler …ve …’nın 04.08.2010 havale tarihli rapor ve krokilerinde belirttikleri 5 nolu bende göre, 115 ada 23 sayılı parselin 797,02 m2 yüzölçümlü olarak …, aynı ada 27 nolu parselin 269,31 m2 yüzölçümü ile … ve aynı ada 28 sayılı parselin ise 503,95 m2 yüzölçümü ile … adlarına tapuya kayıt ve tesciline “ karar verilmesi üzerine hüküm, davacı … ile davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal, paylaşım ve eklemeli zilyetlik hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil ile yola terkin davasıdır.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm fıkralarının infaza elverişli olmadığı ve infazda duraksama yaratacağı açıktır. Hükme esas alınan teknik bilirkişiler Sinan Akçan ve Gökhan Özkara’nın 04.08.2010 tarihli rapor ve krokileri de yetersiz olup buna dayalı olarak hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Davalı …’e ait 115 ada 23 sayılı parselin tapudaki miktarı 800,67 m2 olup tesciline karar verilen miktarı ise 797,02 m2 aynı biçimde davalı … adına tapuda kayıtlı bulunan aynı ada 28 sayılı parselin tapudaki miktarı 518,08 m2 olup tesciline karar verilen hüküm fıkrasındaki miktar ise 503,95 m2, davacı …’e ilişkin 27 sayılı parselin tapu miktarı 251,53 m2 olup tesciline karar verilen hüküm fıkrasındaki miktar ise 269,31 m2 olduğu yapılan karşılaştırmada belirlenmiştir. Teknik bilirkişilerin rapor ve krokilerinde hangi parselden kaç m2 artma ve azaltma yapıldığı gösterilmemiştir. TMK.nun 713/7. fıkrası gereğince, kroki kararın eki niteliğindedir bu nedenle kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. Gerek mahkemenin, gerekse bilirkişilerin TMK.nun 713/7 fıkrasını göz ardı ettikleri açıktır. Özellikle hangi parselden ne miktarda düşme ya da artma yapıldığı krokide harflendirilmek suretiyle ve m2 olarak işaretlenmesi zorunludur. Aksi halde denetimin yapılması olanağı yoktur. Bu bakımdan yerel mahkemece miktarlardan hareketle parsellerde artma veya eksiltme yapılması açıklanan ilkelere ve olgulara aykırı düşmektedir.
Davacı ile davalı … vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde bulunmaktadır.
Her ne kadar hüküm diğer davalı … tarafından temyiz edilmemiş ise de parsellerde yapılan artma ve eksiltmenin davacı ile iki davalıya ait taşınmazları etkilediği, öte yandan doğru, düzgün ve sağlıklı sicil tutma kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinden bu nedenle temyiz edenlerin temyizinin davalı …’e ilişkin hüküm fıkrasını da kapsadığının kabulü gerekmektedir.
Davacı … ile davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 18,40’er TL peşin harcın temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.