YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9200
KARAR NO : 2020/7433
KARAR TARİHİ : 21.12.2020
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yeniden yapılan yargılamada, ilamında belirtildiği şekilde, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 11.05.2012 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremez durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir, yapılan tedavi giderleri ve ödenen geçici iş göremezlik ödemeleri nedeniyle oluşan kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında %50 sürekli iş göremezlik derecesi ve davalı işverenlerin toplam %80 kusuru üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 12. maddesinin 6. fıkrasında; “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Sigortalılar, üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bunlarla sözleşme yapmış olsalar dahi, asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü yer almaktadır.
Bozmadan sonra dosyaya celbedilen Bingöl Belediye Başkanlığı ile davalı Kuzenler-Alkan ortak girişimi arasındaki sözleşmenin konusu; Bingöl Merkez kanalizasyon ve yağmursuyu inşaati işine aitttir.
Bu işler belediyenin asli görevlerine giren işler olup, işin yürütülmesinin sözleşmeyle başka şirketlere devredilmiş olması belediyenin sorumluluğunu ve asıl işverenlik sıfatını kaldırmamaktadır.
Bu nedenlerle; belediye ile davalı şirketler arasındaki Bingöl Merkez kanalizasyon ve yağmursuyu inşaati işine yönelik sözleşme içeriğine göre Bingöl Belediye Başkanlığının asıl işverenlik sıfatı bulunduğu gözetilip, bu çerçevede yeni bir heyetten kusur raporu alınarak tarafların sorumlulukları belirlenmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmünün BOZULMASINA, 21.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.