YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11517
KARAR NO : 2020/14966
KARAR TARİHİ : 28.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık hakkında dava konusu suç ile ilgili olarak daha önce CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duruşma açılıp hükmün açıklanmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmuş ise de; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdur … hakkında Babaeski Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 09.03.2012 tarihli adli raporda “kafada 3 cmlik kesi, sol elmacık kemiği etrafı kızarıklık ve şişlik mevcut, sağ elde kızarıklık ve şişlik” mevcut olduğunun belirtildiği, Özel Medikent Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı tarafından düzenlenen raporda “Toraks kontüzyonu ve her iki el kontüzyonu geçirdiği” belirtilerek yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde olduğunun bildirildiği ancak yaralanmanın ne şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğunun açık olarak belirtilmediği yine Özel Medikent Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı tarafından düzenlenen raporda ” zigomatik kırık” olduğunun belirtildiği ancak kırığa dair nitelendirme yapılmadığı anlaşılmakla bu haliyle dosyada mevcut raporların hüküm kurmaya elverişsiz olduğu anlaşıldığından mağdurun tüm tedavi evrakları, film ve grafiler ve raporlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde yeniden raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakların dikkate alınmasına, 28.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.