YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25762
KARAR NO : 2020/7606
KARAR TARİHİ : 14.09.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 17.11.2007 ile 19.06.2012 tarihleri arasında davalı şirkette vardiya sorumlusu olarak çalıştığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını, ayrıca yol parası aldığını,davacının maaş alacağının parça parça ve ve geç ödenmesi, fazla mesai alacaklarının eksik ödenmesi ve genel tatil günlerinde çalışmalarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğini, davacının 2 gün 08:00-20:00 saatleri arasında 2 gün 20:00-08:00 saatleri arasında ve 2 gün izin şekilde çalıştığını, ayda 280 saate ulaşan çalışmalarının olduğunu, yine bu günlere denk gelen milli ve dini bayramlarda çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalışma sürelerinin davacı tarafın beyanı gibi 17.11.2007-20.06.2012 tarihleri arasında olduğunu, davacının iş yerinden kendi isteği ile ayrıldığını, davacının Beyoğlu 37.Noterliğinin 20.06.2012 tarih ve 13834 yevmiye nolu ihtarnamesi ile iş yerinden özel nedenlerden dolayı ve tüm haklarını alarak ayrıldığını beyan ettiğini, daha sonra da davalı şirkete bir ibraname vererek hiçbir hak ve alacağının kalmadığını kabul ettiğini, buna rağmen aradan 1,5 yıl geçtikten sonra kötüniyetli olarak işbu davayı açtığını, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığı için kıdem tazminatına hak kazanmayacağını,davacının çalışma saatlerinin iki gün 08:00-20:00 saatleri arasında,sonraki iki gün 20:00-08:00 saatleri arasında ve sonraki 2 gün dinlenme şeklinde olduğunu ve 45 saati aşan fazla çalışmalarının kendisine ödendiğini, davacının bayram ve resmi tatil günlerine denk gelen çalışmalarının da kendisine ödendiğini, ayrıca davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, puantaj kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesi sonrası davacının fazla mesai yaptığı ve ulusal bayram , genel tatillerde çalıştığı ancak ücretinin tamamının ödenmediğinin tespit edildiği, hakkaniyet indirimi yapılmaksızın bu hesaplama doğrultusunda davacının fazla mesai alacağı, ulusal bayram ve genel tatil alacağı aşağıdaki şekilde hüküm altına alındığı, davacı asilin 20/06/2012 tarihinde noter kanalıyla özel nedenlerden dolayı istifa ettiğini ve tüm haklarını aldığını belirterek işyerinden ayrıldığı, istifa tarihi, davanın açıldığı tarih ve istifa dilekçesinin noter kanalıyla gönderilmiş olup, dilekçede özel sebepler nedeniyle işten istifa edildiğine yönelik beyan bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle istifa etmediği, kendi iradesi ile ve özel sebeplerden dolayı istifa etmiş olduğu bu durumda kıdem tazminatına hak kazanmayacağı, tanık beyanlarına göre davacının her hafta kesintisiz 24 saat çalışmadığı, davacının hafta tatili alacağı bulunmadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı ve hafta tatili ücreti taleplerinin reddine, sair taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, dolayısı ile kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ihtilaf konusudur.
Dava dilekçesinde davacının bir kısım işçilik hak ve alacaklarının zamanında ve tam ödenmemesi nedeni ile iş aktinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği ileri sürülmüştür.
Dosyada, davacının Noterlikten düzenlenmiş, özel nedenler ile istifa ettiği yönünde belge mevcut olup, Dairemiz tarafından aynı gün birlikte incelenen, davalısı aynı olan, benzer nitelikteki Dairemizin 2016/25762, 15511, 24274, 35023, 17575 esas sayılı dosyalarında farklı işçiler adına düzenlenmiş olmakla birlikte aynı noterlik istifa metinleri ile ibraname-feragatname metinleri de mevcuttur. İbranamede hiç bir alacağı kalmadığı belirtildikten sonra gene aynı ibranamede fazlaya dair haklardan feragat ettiği belirtilmiş olmakla ibraname kendi içinde çelişiktir.
Emsal dosyalarda da davacı vekilinin, davacının işten haklı nedenle ayrılmasından sonra davalının davacıyı çağırarak davacıya dava açmamasını, davalıca hazırlanan istifayı ve ibranameyi imzalamalarını, bu işin güven ilişkisine dayandığını, bu imzalar atılınca haklarının ödeneceğini belirttiğini, davacının davalıya güvenerek alacaklarına bir an evvel kavuşmak için ve davalıya güvendiğinden istifayı ve ibranameyi imzaladığını, ama davacının haklarının ödenmediğini ileri sürdüğü görülmektedir.
Davacıların tanıklarının davalı ile davaları olduğu anlaşılmakla birlikte işçilik hak ve alacaklarının geç, düzensiz, parça parça ödenmesi neden ile davacıların kendilerinin işten ayrıldığı ya da bunu bir kısım davacılardan duydukları yönünde beyanları mevcuttur. Davacı tanıklarının bir kısmı, kendilerinden de haklarının ödenmesi vaadi ile tüm haklarını aldıklarını belirten ibraname ya da noterlik ibranamesi alındığı, ama, ödeme yapılmadığı, davacıya da aynı şekilde ibraname imzalatıldığı yönünde açıklamalar yapmıştır. Birlikte incelenen benzer dosyalardaki davalı tanıkları arasında 2-6 ayda bir, 1-2 kere geç ödeme olduğu, ulusal bayram genel tatil çalışmasına normal günlük ücret ne kadarsa bire bir karşılığının ödendiği, fazla ödeme olmadığı yönünde davacı iddialarını destekleyen beyanlar da mevcuttur.
Bir kısım banka kayıtlarının incelenmesinde, asgari geçim indirimi alacakları ile maaşların farklı tarihlerde ödendiği, gecikmeler de yaşandığı, bu bakımdan bir kısım banka kayıtlarının davacıların haklı fesih iddialarını desteklediği de anlaşılmaktadır.
Dairemiz tarafından birlikte incelenen benzer dosyalardaki fesih tarihleri farklı olsa da beş adet dosyada aynı Noterlik istifa metni, dört adet dosyada aynı ibraname metni bulunması, bu İbranamenin kendi içinde çelişik olması, aynı içerikle fazla sayıda işçi için düzenlenmesi nedeni ile ibranamelerin geçersiz olduğu, yukarda açıklanan sair delil, bilgi ve belge ile birlikte değerlendirildiğinde noterlik istifasına ve ibranameye değer verilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak davacının iş aktinin, haklı nedenle feshettiği sabit olup, kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.