YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/461
KARAR NO : 2020/6252
KARAR TARİHİ : 23.12.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı …, … İlçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1993 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilip tescil harici bırakılan temyize konu taşınmaz bölümü hakkında, murisi … adına kayıtlı 137 ada 7 parsel sayılı taşınmazın devamı olduğu iddiasıyla, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 29.03.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 483,84 metrekarelik taşınmaz bölümünün … mirasçıları …, … ve … adlarına 1/3’er payla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. 4721 sayılı TMK’nın 713/3. maddesi gereğince, tescil davalarında Hazine’nin yanında ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda dava, …hasım gösterilerek açılmış olup, yargılama sırasında yasal hasım konumundaki Hazine davaya dahil edildiği halde, 6360 sayılı Yasa uyarınca Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada taraf olması gerektiği Mahkemece gözden kaçırılmıştır. Bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, davasını Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na da yöneltmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde, adı geçen Belediye’nin savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.