Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/2428 E. 2020/16499 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2428
KARAR NO : 2020/16499
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2014 tarihli ve 2011/1687 Esas, 2014/278 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan aynı sanığın 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2014 tarihli ve 2013/307 Esas, 2014/319 Karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12/06/2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 gün ve KYB. 2020-52887 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2014 tarihli ve 2011/1687 Esas, 2014/278 Karar sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, ertelenmiş hapis cezasının aynen infazına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2017 tarihli ve 2011/1687 Esas, 2014/278 Karar sayılı ek kararının, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2014 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde hukuken yok hükmünde olacağı düşünülerek yapılan incelemede;
Dosyalar kapsamına göre, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1687 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 01/09/2011, iddianame düzenleme tarihinin 22/12/2011 olduğu, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/307 Esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 19/12/2011, iddianame düzenleme tarihinin 10/02/2012 olduğu, anılan her iki dosyada da sanıktan kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçtiği, suç tarihlerinin yakınlığı, sanığın üzerine atılı eylemlerin benzer mahiyette olması ve bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiğinin anlaşılması karşısında, dosyaların birleştirilmesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden,
1-İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2014 tarihli, 2011/1687 esas, 2014/278 karar sayılı,
2-İstanbul 56.Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2014 tarih, 2013/307 esas, 2014/319 karar sayılı,
Kararlarının, CMUK’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.