YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7291
KARAR NO : 2020/5551
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/09/2017 tarihli ve 2016/567 esas, 2017/307 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 30/07/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 24/09/2015 tarihinde işlediği iddia olunan “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda, 21/12/2015 tarihli ve 2015/116798 soruşturma, 2015/4891 sayılı karar ile; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun’un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı, 08/01/2016 tarihinde MERNIS adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2.maddesine göre tebliğ edildiği, kararın infazı için 17/02/2016 tarihinde İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne gönderildiği, İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün yetkisizlik kararı ile de 31/05/2016 tarihinde infazı için Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne gönderildiği,
2- Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 07/06/2016 tarihli ve 2016/648 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNIS adresine tebliğe çıkarıldığı, 14/06/2016 tarihinde MERNIS adresinde şüpheliye bizzat tebliğ edildiği, şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, 24/06/2016 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak denetim planı hazırlandığı,27/07/2016 tarihli bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 10/08/2016 tarihli uyarı yazısının doğrudan şüphelinin MERNIS adresine tebliğe çıkarıldığı, 17/08/2016 tarihinde mernis adresinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra 07/09/2016 tarihli bireysel görüşmesine katılmaması üzerine yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 22/09/2016 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek dosyanın 25/10/2016 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca erteleme kararı kaldırılarak 18/11/2016 tarihli, 2015/116798 soruşturma, 2016/40264 esas ve 2016/31709 sayılı iddianame ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1-4-a ve 53.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açıldığı,
4- İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kanun yararına bozma istemine konu 12/09/2017 tarihli, 2016/567 esas ve 2017/307 karar sayılı kararı ile; “sanık hakkındaki kamu davasının 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191 ve CMK’nın 223/2-8 maddeleri uyarınca düşürülmesine, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/466 esas sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına” karar verildiği, kararın 14/11/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
5- Kararın kesinleşmesini takiben İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesi’ne ihbarda bulunulması üzerine; dosyanın devredildiği İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi’nce, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunulduğu,
6- Dosya arasında bulunan ve mahkemece düşme kararına esas alınan İstanbul 85. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/04/2015 tarihli, 2014/466 esas ve 2015/338 sayılı kararı incelendiğinde; sanığın 03/04/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2.maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 26/05/2015 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 21/12/2015 tarihli ve 2015/116798 soruşturma, 2015/4891 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında benzer suçtan verilmiş ve dosyaya konu suç tarihinden önce kesinleşmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karar bulunduğu, atılı suçun yükümlülük ihlali niteliğinde olup ayrı bir suç oluşturmayacağından bahisle kamu davasının düşürülmesine ilişkin İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/09/2017 tarihli ve 2016/567 esas, 2017/307 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemesince sanık hakkında yukarıda anılan gerekçe ile kamu davasının düşürülmesine kara verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesinde, “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında … beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.”, 191/4, maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” ve 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” düzenlemelere göre dosyaya konu suçun yeniden işlenmesi halinde ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaması için soruşturma aşamasında verilmiş bir kamu davasının açılmasının açılmasının ertelenmesine dair karara bağlı olarak belirlenen denetim süresi içerisinde anılan suçun yeniden işlenmesi gerektiği, somut olayda ise sanığın soruşturma aşamasında belirlenen denetim süresi içerisinde değil kovuşturma aşamasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara bağlı olarak belirlenen denetim süresinde atılı suçu işlediği anlaşıldığından, Mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına ilişkin hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/09/2017 tarihli ve 2016/567 esas, 2017/307 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli … hakkında 24/09/2015 tarihinde işlediği iddia olunan “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan soruşturma sonucunda 21/12/2015 tarihli ve 2015/116798 soruşturma, 2015/4891 sayılı karar ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, tedbirin infazı sırasında şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/09/2017 tarihli ve 2016/567 esas, 2017/307 sayılı kararı ile, sanık hakkında benzer suçtan verilmiş ve dosyaya konu suç tarihinden önce kesinleşmiş bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karar bulunduğu, atılı suçun yükümlülük ihlali niteliğinde olup ayrı bir suç oluşturmayacağı gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, anlaşılmaktadır.
Dosya içinde bulunan İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 29/09/2015 tarihli ve 2015/17121 sayılı ekspertiz raporu ile, 24/09/2015 tarihinde sanıkta ele geçirilen maddenin, uyuşturucu veya uyarıcı madde içermediği ancak sentetik kannabinoidlerden (MMB-CHIMINACA) etken maddesini içerdiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın uyuşturucu madde kullandığı hususunun teknik yöntemlerle de belirlenmediği dikkate alındığında, suç tarihinde sanıkta ele geçirilen ve sanığa atılı suçun unsurunu oluşturan maddenin 2313 sayılı Kanun kapsamına alınıp alınmadığı, kanun kapsamına alınmış ise hangi tarihte alındığı, kapsam altına alınmamış ise 5237 sayılı TCK’nın 188/6. maddesinde, üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran madde olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde davanın düşmesine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür
D-)Karar: Yukarıda açıklanan nedenlere göre;
Kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden; İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/09/2017 tarihli ve 2016/567 esas, 2017/307 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 14/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.