YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5554
KARAR NO : 2012/5754
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra emrine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KA R A R
B.K. 84. maddesinde, ” borçlu faiz veya masrafları tediyede geçikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resulmale mahsup edebilir .” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.02.2012 tarih 2010/273 Esas – 53 Karar sayılı ilamda, şikayetçi aleyhine 8.075,16 TL’nin dava tarihi 16.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline dair hüküm kurulduğu , alacaklı tarafından 08.03.2012 tarihinde icra takibine geçilmesinden sonra şikayetçi borçlunun alacaklı kurum veznesine 12.03.2012 tarihinde 3.500,00 TL ödeme yaptığı görülmektedir. Bu ödeme takibe geçildikten sonra yapıldığından borçlunun tediyede geciktiğinin (temerrüde düştüğünün) kabulü gerekir. Bu durumda anılan yasal düzenleme karşısında yapılan ödemenin öncelikle asıl alacaktan değil faiz ve masraflardan düşülmesi gerekir .
O halde mahkemece, yapılan ödemenin öncelikle faiz ve masraflardan düşüleceği kabul edilerek gerektiğinden bilirkişi aracılığı ile takibin hangi miktar üzerinden devam edeceği yönünden hüküm tesis edilmesi gerekirken, takip tarihinin 23.03.2012 olduğu şeklindeki hatalı kabulü sonucunda 3.500,00 TL ödemenin asıl alacağa mahsup edilmesi, bu miktar alacak ve gelirler için takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve HMK.nun 371.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, HUMK 388/4. (HMK 297/4) maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.