Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/2979 E. 2020/15640 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2979
KARAR NO : 2020/15640
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

Basit tehdit suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2. cümle, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17/05/2019 tarihli ve 2017/217 esas, 2019/322 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16/06/2020 gün ve 51937 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre; müşteki …’ün, 01/08/2017 tarihli oturumda sanık hakkındaki şikâyetinden vazgeçmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 73/4-6 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte, mağdurun şikayeti üzerine, sanık hakkında altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunacağı belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 73. maddesinin 4. fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür.” hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.” hükmü yer almaktadır.
İncelenen dosyada; mağdur …’ün 09/11/2017 tarihli 3. duruşmada, şikayetten vazgeçmiş olması ve sanığın da şikayetten vazgeçme olursa kabul edeceğini beyan etmesi nedeniyle, sanık hakkında basit tehdit suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalara göre yerinde görüldüğünden,
1- Sanık … hakkında, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17/05/2019 tarihli ve 2017/217 esas, 2019/322 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2- Anılan Kanun maddesinin 4/d fıkrası uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; sanık … hakkında mağdur …’e karşı basit tehdit suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
3- Kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, 09/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un, 26.12.2020 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.