Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/15850 E. 2020/14533 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15850
KARAR NO : 2020/14533
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık …’ın temyiz dilekçesine ekli doktor raporunda, yasal süre içerisinde temyiz başvurusunu engelleyecek bulgunun mevcut olmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:
1-26/05/2016 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı, 1412 sayılı CMUK’nın 310/1-2. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 07/06/2016 tarihinde sanık … tarafından yapılan temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE
2-Sanık … hakkında mağdurlar … ve …’na yönelik kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve birden fazla kişi ile birlikte tehdit, mağdur …’a yönelik birden fazla kişi ile birlikte tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen mağdurlar … ve …’na yönelik kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve birden fazla kişi ile birlikte tehdit, mağdur …’a yönelik birden fazla kişi ile birlikte tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen karardan “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım” çıkarılmak suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.