Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/10067 E. 2020/17143 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10067
KARAR NO : 2020/17143
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Teşekkül Halinde Kaçakçılık ve Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Resmi Belgede Sahtecilik suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE; Teşekkül Halinde Kaçakçılık suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında BERAAT, sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında HÜKÜMLÜLÜK

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Maliye Hazinesi vekilinin haklarında vefat nedeniyle düşme kararı verilen sanıklar … ve … hakkındaki temyiz isteminden 26.08.2014 havale tarihli dilekçe ile vazgeçtiği gözetilerek, anılan kurum vekilinin sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkındaki “Resmi Belgede Sahtecilik” suçundan kurulan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin hüküm ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında “teşekkül halinde kaçakçılık” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5607 sayılı kanuna aykırı davranmak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılmış olan kamu davasına Gümrük İdaresinin katılmasına karar verilmiş olup, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan Maliye Hazinesi adına vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz isteminin teşekkül halinde kaçakçılık suçu yönünden verilen beraat hükmünde vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin olduğu gözetilerek, buna hasren yapılan temyiz incelemesi ile sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafiileri ile sanıklar …, …, …, … ve …’un “teşekkül halinde kaçakçılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede ise;
Sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işlediklerinden bahisle yargılama yapıldığı gözetilerek, isnat edilen suç için öncelikle sanıklar lehine olan yasanın belirlenmesi gerektiği dikkate alınarak, eylem için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3. maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza, 19.07.2003 – 31.03.2007 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 4926 sayılı Yasanın 5/1. maddesinde 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Yasanın 3/2 ve 4/1. maddelerinde bu suçun yaptırımının 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının iki kat artırılması ile birlikte üç yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmesi karşısında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle, olayda uzatılmış dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK’nun 102/3. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık süreye tabi bulunduğu ve suça konu işlemlerin “Serbest bölge İşlem Formlarından” kaynaklandığı gözetilerek, en son düzenlenen SBİF tarihi olan 03.02.2000 tarihinden itibaren anılan maddelerde öngörülen uzatılmış zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış ve sanıklar …, …, … ve … müdafiileri ile sanıklar …, …, …, …, …, … ile … müdafiilerinin ve sanıklar …, …, …, … ile …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince adı geçen sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.