Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/9838 E. 2020/14971 K. 28.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9838
KARAR NO : 2020/14971
KARAR TARİHİ : 28.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında verilen hapis cezasına yönelik olarak; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a)Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Şanlıurfa Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 14/01/2016 tarihli raporda, “Yaralanmasının duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda görüş bildirilebilmesi için kişinin olay tarihinden (olay tarihi:19/05/2015) 18 ay sonra muayene olmak üzere Şubemize gönderilmesi gerektiğini bildirir rapordur.” ifadesine yer verilmesi karşısında, mağdurun, suç tarihinden itibaren 18 ay geçtikten sonra, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da kaybı yönünde rapor temini ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yargılamaya devamla hüküm kurulması,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c)Sanığın eylemi sonucunda katılanın hayati tehlike geçirecek ve vücudunda kırık oluşacak şekilde yaralandığı, birden fazla nitelikli halin bulunması sebebiyle TCK’nin 3. maddesindeki orantılık ilkesi ve 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel ceza tayininde dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği halde alt sınırdan ceza verilerek , sanık hakkında eksik ceza tayini,
d)Sanığın eylemi sonucunda mağdurun (6.) derece kemik kırığı ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, sanık hakkında daha ağır cezayı gerektiren suç olan hayati tehlike geçirecek şekilde yaralama nedeniyle TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddeleri gereğince ceza tayini gerektiren TCK’nin 87/1-d-son maddesinin tatbikinden sonra mağdurun vücudunda oluşan kırık nedeniyle ayrıca 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 28.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.