Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/2369 E. 2020/17767 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2369
KARAR NO : 2020/17767
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’nın, anılan Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2012 tarihli ve 2012/166 esas, 2012/83 sayılı kararını müteakip, aynı suçtan açılan dava sonucunda adı geçen sanığın anılan Kanun’un 12/1, 5237 sayılı Kanun’un 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 8.320,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, eylemine konu silahlar ile ilgili olarak daha önce Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesince yargılama yapıldığı ve hüküm kurulduğu dikkate alınarak aynı eylemden dolayı 6136 sayılı Kanun’un farklı maddeleri uyarınca birden fazla kez ceza verilemeyeceğinden bahisle Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesininin 2012/166 esas ve 2012/176 karar sayılı hükmünün açıklanması halinde bu dosyadan aldığı cezanın verilen cezadan tenkisine ilişkin Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 01/10/2015 tarihli ve 2014/170 esas, 2015/231 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanık … ve dosyanın diğer sanıkları haklarında yapılan yargılama sonucunda silah ticareti yaptıklarından bahisle eylemlerine uyan 6136 sayılı Kanun’un 12/1 ve 12/2. maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verildiği, anılan kararın temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17/04/2018 tarihli ve 2016/4294 esas, 2018/4285 karar sayılı ilamı ile sanık …, … ve … yönünden açılan kamu davalarının mükerrer olduklarından bahisle haklarındaki hükümlerin bozulmasına karar verildiği,
Somut inceleme konusu olayda, sanık hakkında aynı eylem nedeniyle Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/03/2012 tarihli ve 2012/1078 soruşturma, 2012/670 sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/09/2012 tarihli ve 2012/166 esas, 2012/83 sayılı kararı ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması ve anılan kararın 01/11/2012 tarihinde kesinleşmiş bulunması karşısında, sanık hakkında aynı eylemi sebebiyle Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2014 tarihli ve 2012/1010 soruşturma, 2014/610 sayılı iddianamesi ile açılan ve Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/170 esasına kaydın görülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.03.2020 gün ve 2019/18623 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2020 gün ve KYB/2020-37405 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK.nın 223/7. maddesinde ” Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hükmü veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir.” hükmünün yer aldığı, Ceza Genel Kurulu’nun 13.04.2010 tarih 2010/1-9 esas, 2010/83 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere; konusu ve tarafları aynı olan suçun iki ayrı davaya konu edilmesi halinde, daha sonradan düzenlenen iddianame ile açılan ikinci kamu davasının, aynı eylem nedeniyle açılan mükerrer dava niteliğinde olup açılan bu ikinci kamu davasının CMK.nın 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği,
Somut olayda sanık … hakkında Pietro Beratta Gardone marka 9 mm çapında tabanca bulundurma eylemi nedeniyle Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.03.2012 tarihli ve 2012/1078 soruşturma, 2012/670 sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2012 tarihli ve 2012/166 Esas, 2012/83 sayılı kararı ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 01.11.2012 tarihinde kesinleştiği halde sanık hakkında aynı eylemi sebebiyle Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2014 tarihli ve 2012/1010 soruşturma, 2014/610 sayılı iddianamesi ile dava açıldığı ve Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/170 Esasına kayıtlı görülen davada görüşme içeriklerinin incelenmesinde sanığın ticaret kastının bulunduğuna dair yeterli delil bulunmadığı, sanığın eyleminin 6136 sayılı yasanın 13/1. madde ve fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu ve her iki davanın konusunun aynı olduğu anlaşılmakla iddianamesi sonradan düzenlendiği anlaşılan Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/170 sayılı mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2015 tarihli ve 2014/170 esas, 2015/231 sayılı kararının CMK.nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı CMK.nın 223/7. maddesi uyarınca REDDİNE, sanık hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın kaldırılmasına ve infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.