Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2622 E. 2013/20919 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2622
KARAR NO : 2013/20919
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2012 tarih ve 2011/84-2012/473 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı Banka nezdinde Euro hesabının olduğunu, …’a müvekkili şirket müdürü …tarafından şirketin bir kısım işlemlerini yapmaya yetki verildiğini, …’ın 02/02/2010 tarihinde bankaya yazılı talimat vererek şirketin Euro hesabından 120.000 Euro’nun şirket müdürü…’ın Almanya’daki bir banka hesabına havalesini talep ettiğini, davalı bankanın önce havale talimatını yerine getirdiğini, sonra da…’ın icra dosyasında kendilerine borçlu olduğu gerekçesiyle havale miktarına el konulduğunu, Yasemin’in yetkilendirildiği vekaletnamede havale yapma yetkisinin bulunmadığını, ayrıca davalı Banka’nın söz konusu paraya ancak alacaklı olduğu icra dosyasıyla yapacağı hacizle el koyabileceğini, oysa…’ın Almanya’daki banka hesabına icra dosyası nedeniyle haciz konulmadığını, davalının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek davacının zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 262.008,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,…’a gönderilmek üzere davacı firma tarafından bankaya verilen yazılı talimata istinaden 120.000 Euro karşılığı 248.226,00 TL’nin…’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu icra dosyası borcuna mahsup edildiğini, yapılan işlemin usule uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; sunulan vekaletnamede vekilin şirketin hesaplarından dilediği miktarda parayı çekmeye yetkili kılındığı, çekilen paranın havale edilmesi için ayrıca yetki verilmesinin gerekli görülmediği, Borçlar Kanunu’nun 461/2’nci maddesi hükmünde, kendisine havale gönderilen havaleyi kabul ettiğini beyan edinceye kadar havaleyi gönderenin bu havaleden rücu edebileceği düzenlenmiş ve bu yasal düzenleme çerçevesinde talimata aykırı olarak şirket yetkilisinin bir başka bankada mevcut hesabına havale edilen miktarın icra dosyasındaki borcu nedeniyle takip dosyasına aktarılmasının bankanın sorumluluğunu gerektirdiği düşünülür ise de havale yapılan kişi ile davacı şirket yetkilisinin ve vekil tayin eden kişinin aynı kişi olması sebebiyle ayrıca havaleyi kabul iradesinin aranmayacağı, işlemin yapılması talimatı ile şirket yetkilisinin bu iradesini ortaya koyduğu, davacının işlem yapılana kadar havalenin ödenmemesi yönünde bankaya başkaca bir talimatı olmadığı gibi havalenin hangi sebeple yapıldığının izah edilmemesi sebebiyle borcun ifası yönünde yapıldığının kabulünün gerektiği, davacı şirket yetkilisine borcun ifası yönünde yapılan havalenin kesinleşmiş borcuna karşılık banka alacağı ile takas mahsup yapıldığı, aksi talebin iyiniyet ve doğruluk kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.