YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9540
KARAR NO : 2021/5378
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Katılan vekilinin temyizinin sanık … hakkında defter ve belgeleri gizleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu anlaşılmakla, katılan vekili yönünden bu hükme hasren yapılan temyiz incelemesinde;
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/11/2012 tarih 2012/38656 Esas numaralı iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından da dava açıldığı, Mahkemece bu suçlardan bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu suçlar yönünden her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A-Sanık … hakkında “defter ve belgeleri gizleme” suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “defter ve belgeleri gizleme” suçunun Kanun‘daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK‘nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 04/06/2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK‘nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK‘nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
B-Sanık … ve … hakkında “2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafinin ve sanık …‘ın temyiz taleplerinin incelenmesinde:
1- Aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların ayrı müdafiler tarafından savunulması gerektiği gözetilmeden, aynı avukatın her iki sanık müdafii olarak oturumlara katılıp savunma yapması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanıklar hakkında “2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma“ suçlarını işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık …’ın sorgusunda, patronunun oğlu ….’nın kendilerini yurtdışına götürmek için noterden vekaletname aldığını, ancak kendi adlarına şirket kurmuş ve çalıştırmış olduğunu, haklarında işlem yapıldıktan sonra durumdan haberdar olduklarını, … ile aynı gün notere gidip …’ın noterde vekaletname verdiğini, kendisine de boş kağıt imzalattıklarını beyan etttiği, temyiz dilekçesinde ise, …’la birlikte bir benzinlik firmasında çalıştıklarını ve kendilerine sigorta yaptıracaklarını söyleyip notere götürdüklerini, birtakım belgelere imza attırdıklarını, bu şirketi hiç görmediğini ve faaliyetinden haberdar olmadığını, sahte fatura kesmediğini, kimin kestiğini de bilmediğini, şirket müdürü …’ün bundan haberdar olduğu kanaatinde olduğunu, …’la aynı oranda ceza almasının hukuka aykırı olduğunu söylemesi, sanık …’ün de sorgusunda, kendisini notere götürüp vekaletname aldıklarını, …’nın adlarına şirket kurduğunu, haklarında işlem yapıldıktan sonra durumdan haberlerinin olduğunu, şirketle ilgisinin olmadığını savunması ve şirket işlerinde …’yı vekil tayin ettiğine ilişkin Ankara 3. Noterliği’nin 25/03/2010 tarih ve … yevmiye nolu vekaletname fotokopisini ibraz etmesi, vergi raporu ekinde bulunan Ticaret Sicil Gazetesi’nin 12/10/2009 tarih ve 7415 sayılı ilanına göre şirketin kurucu ortaklarının sanık … ve sanık … olduğu ve sanık …’ün 10 yıllığına münferiden şirketin temsilcisi seçildiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a)Onaysız fotokopisi bulunan vekaletnamenin aslı ya da onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi, vekaletnamede ismi geçen …’nın, CMK’nin 48. maddesine göre çekinme hakkı hatırlatılmak suretiyle tanık sıfatıyla beyanına başvurularak işyerinin fiilen kim tarafından işletildiğinin, mal alımları ile kimin ilgilendiğinin belirlenmesi, Ba formlarının kimin tarafından verildiğinin, beyannamelerde sanıkların imzasının bulunup bulunmadığının araştırılması,
b)Sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının dosyaya getirtilmesi, bu şirketlerin yetkilileri hakkında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikal ettirilmesi
c)Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak düzenlediklerinin, sanıkları veya tanık Mikail Kırmızı’yı tanıyıp tanımadıklarının sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
d-Suça konu faturaların kullanıldığı ilgili dönem beyannamelerinin kim tarafından verildiğinin araştırılması, bu kişinin muhasebeci veya mali müşavir olduğunun anlaşılması hâlinde açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile, CMK’nin 46/1-c. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, kendisine, sanıkları tanıyıp tanımadığı, şirketin faaliyeti ile kimin ilgilendiği, beyannameleri kimin talimatı ile düzenlediğinin sorulması,
e-Kabule göre de;
Suça konu faturaların hangi beyanname türlerinde kullandığının tespit edilmesi ile suç tarihinin belirlenmesi ve birden fazla beyannamede kullanmış ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK’nin 43. maddesinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafinin ve sanık …‘ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.