YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2036
KARAR NO : 2021/5782
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1-… Ltd. Şti.nin yetkilisi olan sanığın, hakkında sahte fatura düzenlemekten vergi suçu raporu bulunan …, ..Ltd.Şti, … ve … ve …Ltd. Şti.nin düzenlemiş olduğu faturaları KDV indiriminde kullanmak suretiyle 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede, sanık hakkında “… Ltd. Şti.nin düzenlendiği faturaları KDV indiriminde kullandığından bahisle 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan, Antalya 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2016 tarihli 2014/285 Esas ve 2016/956 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkûmiyet kararının, istinaf incelemesinden geçerek 06.04.2017 tarihinde onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; sanığın aynı mükellefiyeti nedeniyle, aynı takvim yılında başka mükelleflerce düzenlenen sahte faturaları kullandığına ilişkin tespitin yeni bir suç oluşturmayıp zincirleme suç içinde değerlendirilmesinin gerekeceği, bu husus gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması halinde ise, sonradan sübutu kabul edilen eylem yönünden zincirleme suç hükümleri uygulanarak yeni bir hüküm kurulduktan sonra, kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubu suretiyle ek cezaya hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
a- Suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılmış olması nedeniyle, kullanılan son fatura tarihine göre 25.09.2009 olması gereken suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 01.04.2009 olarak yanlış gösterilmesi,
b- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı uyarınca uygulanmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.