YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/522
KARAR NO : 2020/16077
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz talebinin maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücreti verilmesine hükmedilmesi ile sınırlı olduğu görülerek, katılan kurum vekili ve sanığın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ;
1. Dosyada mevcut 05.12.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanıktan ele geçirilen kıyılmış tütünlerin ülke içerisinde üretilen yaprak tütünden elde edildiği, makaron ve sigara sarma kağıtlarının ise yabancı menşeli oldukları anlaşılmakla, ele geçen yerli kıyılmış tütünler yönünden 4733 sayılı Yasanın 6111 sayılı Yasanın 175. maddesi ile değişik 8/5-o maddesinde belirtilen ve idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturduğu, kaçak makaronlar ve sigara sarma kağıtları yönünden ise 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Hükmün gerekçe bölümünde sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi gereğince adli para cezası ile cezalandırılması belirtildiği halde kısa karar ve hüküm fıkrasında 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince hüküm tesis edilmek suretiyle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.