YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6842
KARAR NO : 2020/7441
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
Mahkeme : GÖLBAŞI Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
Hüküm : Sanık … yönünden polislere karşı görevinden dolayı hakaret suçundan beraat, diğer suçlar yönünden mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkında:
Hükmolunan hapis cezalarının süresine göre 5320 sayılı Kanunun 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve CMK’nın 299. maddeleri uyarınca sanığın duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
1) 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezası miktarı takdir edilirken yazım hatası sonucu “5 AY HAPİS ve 500 TL ADLİ PARA CEZASI” yerine “10 AY HAPİS ve 500 TL ADLİ PARA CEZASI” şeklinde hükmolunarak fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu cihetler yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükmün 4. fıkrasının 4. paragrafında yer alan “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince adlî para cezasının bir günü, sanığın ekonomik durumu gözetilerek takdiren 20_TL’den paraya çevrilerek, 25 tam gün ile çarpılarak neticeten sanığın 10 AY HAPİS ve 500_TL ADLÎ PARA CEZASI İLE MAHKÛMİYETİNE,” ibaresinin “TCK’nın 52/2 maddesi gereğince adlî para cezasının bir günü, sanığın ekonomik durumu gözetilerek takdiren 20_TL’den paraya çevrilerek, 25 tam gün ile çarpılarak neticeten sanığın 5 AY HAPİS ve 500_TL ADLÎ PARA CEZASI İLE MAHKÛMİYETİNE,” biçiminde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Polis memuru olan müştekilere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Oluş, iddia, dosya kapsamı, cd inceleme tutanakları, sanıkların savunması ve müştekilerin beyanları karşısında, sanığın müşteki polislere karşı görevi yaptırmamak için direnme suçu kapsamında cebir veya tehdit kullandığından söz edilmediği, suçlamaların somut ifadelerle diğer sanık …’a yönelik olduğu, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı nazara alınarak, sanığın atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
3) Müşteki …’e yönelik kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
İddinamede sanığın müştekiye yönelik yalnızca 02/01/2014 tarihli eyleminin anlatıldığı ve bu eyleminden cezalandırılmasının talep edildiği, müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde 02/01/2014 tarihinde diğer sanık …’ın hakaret ve tehdit içeren ifadelerde bulunduğunu, olaydan iki gün sonra tekrar acil servise gelen sanık …’ın kendisine hakaret ettiğini, polis memuru ve sağlık memurlarının buna şahit olduğunu ifade ettiği ancak bu eylemin dava konusu edilmediği, dosya kapsamı, cd inceleme tutanakları, sanıkların savunması ve müştekilerin beyanları karşısında 02/01/2014 tarihinde sanığın müştekiye karşı atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, 04/01/2014 tarihli iddia edilen eylem ile ilgili de açılmış dava bulunmaması nazara alınarak, sanığın 02/01/2014 tarihli atılı suçlardan beraati yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
B) Sanık … hakkında;
Adli sicil kaydına göre, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/220 esas 2006/526 sayılı kararı ile mükerrir olduğu anlaşılan sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi sanık lehine hükümler içermekte olup, öncelikle; 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin, olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı bu suç tarihinden önce açılmış başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararlarının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra;
a) Sanık bu suçu, daha önce işlediği aynı nitelikteki başka bir suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” ,
b) Sanık hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise, daha önceki tarihlerde işlediği aynı suçtan dolayı verilmiş olan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararları ve önceki hükümlülükleri dikkate alınmaksızın, bu suç nedeniyle doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değişik TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanunun 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanunun geçici 7. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla, 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK’nın 191. maddesine göre ceza takdir edilip “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,
Karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
2) Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın direnme eylemini birden fazla kişi ile birlikte işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 265/3. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
3) Kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas; 2015/85 sayılı kararı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
12/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.