YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11319
KARAR NO : 2020/15445
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Kasten yaralama suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması sırasında; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki gerekçeye atıfla yetinilerek gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak M. Enver Şenerdem Torbalı Devlet Hastanesinin KBB uzmanı tarafından düzenlenen 26.07.2013 tarihli raporda “yüzündeki kesinin sabit ize neden olabileceği ancak burunda atel olması nedeniyle 2 ay sonra tekrar görülmesinin uygun olduğunun” belirtilmesi karşısında, mağdurun yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı yönünde rapor aldırılmadığı ve bu haliyle mağdurun yaralanması hakkında düzenlenen raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, mağdurun tüm tedavi evrakları, raporları, varsa
film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının özellikle yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddesindeki tüm ölçütlere göre niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Mahkemece sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi uygulanırken, mağdurdan kaynaklanan hareketlerin haksızlık içeriği dikkate alınarak daha makul ve hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken en üst (3/4) oranda indirim yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ceza miktarı açısından CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.