YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2104
KARAR NO : 2010/3478
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.01.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 831 ve 1031 parsel sayılı taşınmazlarda murisi babasının“…” olarak yazılan baba adının “… …” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu taşınmazlardan 1031 sayılı parselin geldisi olan 265 sayılı parsele ait kadastro tutanakları ve dayanak belgeleri istenmemiştir. Ayrıca nüfus müdürlüğünden kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığının sorulmasına ilişkin yazı cevabında “bilgisayar taramalarında kişinin birden fazla kaydına rastlandığı” belirtilmiştir. Mülkiyet nakline sebep olunmaması için tapu kayıt maliki ile aynı isme sahip bu kişilere ait nüfus kayıtları istenmeli ,bu kişi(kişiler), taşınmazı ve müşterek maliklerini bilen tanıklar , mahalli bilirkişiler ve varsa kadastro tespit bilirkişileri dinlenmeli, dava konusu parsellerin kadastro tutanakları ve varsa dayanak tapu kayıtları ilgili yerlerden getirtilmeli, tüm deliller toplandıktan sonra gerekirse taşınmazlar başında keşif yapılmalı ,açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Bu incelemeler yapılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, 30.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.