YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/212
KARAR NO : 2020/16652
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanıklar … ve … hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre sanık …’ın kendisine ait, sanıklardan …’nun ise yolcu olarak bulunduğu … plakalı araçla seyir halinde olduğu sırada devriye atan kolluk görevlilerini görerek, aracı geri geri sürerek kaçmaya başladığı, akabinde araçtan inip bagajda bulunan içerisinde 124 karton kaçak sigara ele geçen çuvalı yan taraftaki mezarlığa attıktan sonra yaya olarak kaçmaya devam ettiği, kovalamaca sonrası yakalandığı olayda sanık …’ın atılı suça iştirak ettiği gözetilerek mahkumiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olup, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. ve 3/10. madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 17/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.