Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/3926 E. 2020/6338 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3926
KARAR NO : 2020/6338
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT

Davacı, mirasbırakan babasından kalan taşınmazların tapuda intikalini yapmak için davalı kardeşi …’i vekil tayin ettiğini, anılan vekaletname uyarınca …’in 1241 ada 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazlardaki ¼ payını eşi olan davalı …’e temlik ettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini belirterek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde bedelin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, mirasbırakan babalarından kalan taşınmazlar için kardeşlerinin …’i vekil tayin ettiklerini, …’in intikal işlemlerini yaptırdığını, sonrasında davacının payını satmak istediğini, 180 cumhuriyet altını karşılığında dava konusu taşınmazlardaki davacı payı satın alınıp … adına tescil ettirildiğini, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığını, öyle olsa idi diğer kardeşlerin de paylarını alınabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak, bilindiği ve 6100 sayılı HMK 297/2. maddesinde düzenlendiği üzere (1086 sayılı HUMK’nun 388/son md.) hüküm sonucu kısmında; “istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda, davaya konu vekaletname ile davacının 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/4’er payının davalı …’e temlik edildiği anlaşılmakla, dava konusu taşınmazların davalı adına kayıtlı olan 1/4’er payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken infazda sorun yaratacak şekilde davalı … adına olan tapu kaydının 1/4’ünün iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; temyize konu…3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2018 tarih, 2017/279 Esas ve 2018/346 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 1. bendinin hükümden çıkarılarak, yerine hükme 1. bent olarak “1-Davacı yanın davasının KABULÜ ile, dava edilen … ili, … ilçesi, … mah. … mevkii, 1241 ada 17 parsel ve 18 parsel sayılı taşınmazların davalılardan … adına olan 1/4’er payının tapu kaydının İPTALİ ile davacı adına tapuya KAYIT ve TESCİLİNE,” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.