Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9690 E. 2020/6693 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9690
KARAR NO : 2020/6693
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın, hükmün verildiği tarihte başka suçtan cezaevinde tutuklu olarak bulunması nedeniyle, Mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına “5271 sayılı CMK’nin 263/1 maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin” de yazılması ve bu hususun da tefhim edilmesi gerektiği halde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış ve tefhim edilmemiş olması sebebiyle, 11.05.2015 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilmiş; tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesi uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirilmesiyle 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi gerekirken 1 yıl 13 ay hapis cezası verilmesi ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunun resmi belgede sahtecilik suçundan farklı olduğu ve birbirine dönüşmeyeceği halde TCK’nin 44. maddesine göre bu suçtan karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek yalnızca resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve ayrıca mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesinin uygulanmasını gerektiren ve tekerrüre esas alınan ilam ya da ilamların gerekçeli kararda ve hüküm fıkrasında gösterilmemesinin ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2013 gün 2012/1431 Esas ve 2013/18 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere infaz aşamasında nazara alınabileceği ve 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 10.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.