YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2645
KARAR NO : 2012/3844
KARAR TARİHİ : 16.03.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.04.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tavzih isteminin kabulüne dair verilen 14.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tavzih yoluyla hükmen belirlenen payların yeniden düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece evrak üzerinde inceleme yapılmış, istem kabul edilmiştir.
Hükmü, satış vaadi sözleşmesinin vaat borçlusu olan … mirasçılarından … temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, pay tespitindeki yanlışlıkların hükmün infazı aşamasında ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle, hüküm taraflarına tebliğ edilmiş, karar tarafların temyizi olmaksızın şekli anlamda kesinleşmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 304.maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğinden sonra hakimin tarafları dinlemeden gerçekten doğru olsa da dosya üzerinden inceleme yaparak hatayı düzeltmesine olanak yoktur. Diğer taraftan, tavzihin nasıl yapılacağı ve usulünün ne olduğu aynı yasanın 306.maddesinde de gösterilmiştir. Bu yüzden mahkemenin tarafları çağırıp dinlemeden dosya üzerinde inceleme yaparak tavzih istemini kabulü anılan yasa kurallarına uygun düşmemiştir.
Çekişmenin esasına gelince;
6100 sayılı HMK’nun 305. maddesinin 1. fıkrasına göre tavzih, hükmün yeterince açıklık taşımaması, infazında tereddüt doğurması veya bir birine aykırı fıkralar içermesi halinde olanaklıdır. 2. fıkraya göre de, tavzih yoluyla hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılmasına, genişletilmesine veya değiştirilmesine imkan olmadığı kuralı kabul edilmiştir. Başka bir deyişle, mahkemenin temyiz yoluyla incelenmesi mümkün olan bir hususu yeniden yargılama yaparak tavzih adı altında düzeltmesi olanaksızdır.
İstemin açıklanan nedenlerle reddi gerekirken, yöntemince yapılmayan bir inceleme sonucu hüküm altına alınması doğru olmadığından, tavzih kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.