YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8793
KARAR NO : 2021/5951
KARAR TARİHİ : 24.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma, Defter ve belge gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan mahkûmiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi:
a) 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca kovuşturma şartı olan mütalaanın “2007, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarına ilişkin olduğu, Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2012 tarihli, 2012/10 esas sayılı iddianamesi ile mütalaaya uygun olarak 2007,2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı, sahte fatura düzenleme ve kullanma suçları birbirinde ayrı suçlar olup birbirlerine dönüşemeyeceği ve sahte fatura düzenleme suçunda her takvim yılının birbirinden ayrı, kendi içinde teselsül eden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu ve 5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetilmeden, mütalaa ve iddianame bulunmayan 2007, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından hüküm kurulması,
b) Kabule göre de; her takvim yılında işlenen sahte fatura kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve kendi içinde teselsül eden bağımsız suçlar olduğu gözetilmeden 2007, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarından tek bir hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
2- Defter ve belge gizleme suçlarından verilen hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi:
Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2012 tarihli iddianamesi ile 01.11.2011 tarihli vergi suçu raporuna atıf ile 2011 yılında defter ve belgelerini ibraz etmediği belirtilerek dava açıldığı, vergi suçu raporunda 25.07.2011 ve 20.09.2011 tarihli tebliğlere rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmediğinin belirtildiği, Mahkemece sanığa 359/a-2 maddesinin iki kez uygulanması ihtimaline binaen ek savunma verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
a- Sanık hakkında 2007, 2008, 2009 takvim yılına ait defter ve belgelerin 25.07.2011 tarihinde, 2010 takvim yılına ait defter ve belgelerinin de 20.09.2011 tarihli tebliğ ile istenmesine rağmen ibraz edilmediği iddia ve kabul edilen olayda; 2010 takvim yılına ait defter ve belgelerin, 2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarına ait defter ve belgelerle birlikte istenmesi mümkünken, iki ay arayla ve ayrı istem yazılarıyla istenmesinin, sanık yönünden ayrı suç oluşturmayacağı gözetilmeksizin sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
b-Suç tarihi itibarıyla engel mahkûmiyeti bulunmayan, yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedenleri sayılan, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ile hakkındaki mahkûmiyet hükümleri ertelenen sanık hakkında, hüküm tarihinden önce 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince ertelemeye göre daha lehe bulunan ve öncelikli değerlendirilmesi gereken “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceği hususunun kararda tartışmasız bırakılması, yasaya aykırı,
c-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.