YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5164
KARAR NO : 2021/4486
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.12.2016 tarih ve 2015/384 E- 2016/889 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.11.2019 tarih ve 2017/2525 E- 2019/2388 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .. ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine 1.450.000,00 TL bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, oysa ki bonoda yazılı 1.450.000,00 TL alacağın gerçek olmadığını, 4 rakamının önüne 1 rakamı ilave edilmek sureti ile bononun tahrif edildiğini, taraflar arasında takibe konu bononun düzenlenmesini gerektirecek bir ticari ilişki olmadığını, bononun bedelsiz olduğunu, davacının sonradan eklenen 1 rakamından dolayı takip konusu bonoya bağlı olarak 1.000.000,00 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı ve firmasına toplamda 1.500.000.- TL borcu olduğunu, senet düzenlenirken rakam kısmının davacı tarafından düzeltildiğini, ancak yazının esas olması sebebiyle dikkate alınmadığını, davacının müteadit defalar görüşmeler yapılmasına rağmen davalının borcu ödemediğini, icra takibinden haberdar olmasına rağmen itirazda bulunmadığını, davacının davalıya olan borcunun bonodaki miktar kadar olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, senette miktar olarak belirtilen 4 rakamının önüne 1 rakamı eklenmek sureti ile gerçekte 450.000,00 TL’lik bononun tahrif edilerek 1.450.000,00 TL’ye dönüştürüldüğü bu nedenlerle davacı tarafın sonradan eklenen 1 rakamından dolayı davalı tarafa 1.000.000,00 TL asıl alacak üzerinden borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın tahrif edilmiş bonoyu kullanmak sureti ile davacı aleyhine kötü niyetli icra takibi yaptığı dikkate alınarak İİK’nın 67/2 maddesi gereğince %20 tazminata karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince ceza mahkemesindeki inceleme ile bağlı kalınmayarak imza incelemesi hususunda ATK’dan rapor alınmış olduğu ve yeterli bulunan ATK raporuna göre karar verildiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 51.232,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.