Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/487 E. 2021/4397 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/487
KARAR NO : 2021/4397
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar …, …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, dava konusu 1469 ada 10 parseldeki (eski 243 parsel) 1,2,6,7,8,11,13,15,17 nolu bağımsız bölümlerin davalı … tarafından kiraya verilerek kullanıldığından bahisle 01.01.2001-01.01.2008 tarihleri arası için dönem dönem belirtilmek suretiyle her bağımsız bölümün her dönemine ilişkin dönem sonundan başlamak üzere işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıların hisseleri oranında dağıtılmasını talep etmiştir.
Davalı …; davanın reddini savunmuş, davalı …’ın 23.03.2010 tarihinde vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş olup onlar da davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; ilk kararda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup davalılar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.04.2015 tarihli bozma ilamında dava konusu 11 ve 15 nolu bağımsız bölümlerin boş olduğu yönündeki savunma üzerinde durulması, hangi davalının ne şekilde kullandığının belirlenmesi, kullanılacak yer olup olmadığının araştırılması, kabule göre de 08.05.2014 tarihli bilirkişi raporundaki değerlerle hükümdeki değerler arasındaki farkın neden kaynakladığının hükümde açıklanması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine ise karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan incelemede mahkemece daha düşük miktarlarla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.10.2018 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmişse de davalılar vekilin karar düzeltme talebi üzerine Dairemizin 30.10.2019 tarihli ilamı ile davacılardan … ve …’in karardan önce vefat ettiği mirasçılarının hissselerini …’e temlik ettiği bu durumda taraf teşkilinin sağlaması gerektiği gerekçesiyle karar düzeltme talebinin kabulüne yerel mahkeme kararının bu sebeple bozulmasına davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak taraf teşkili sağlanmış olup bir önceki karardaki aynı miktarlar gözetilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Hüküm davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevası, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hemen belirtmek gerekir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut olaya gelince; Mahkemece ilk kararda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup bu kararda davalılar vekili lehine reddedilen kısım yönünden 2.708,28 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiş, kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Yerel Mahkeme kararının bozulmasına ve davacılar vekilinin karar düzeltme talebinin ise reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar lehine ilk kararda verilen ecrimisil miktarlarından daha düşük ecrimisile hükmedilmiş ve bu defa davalılar vekili lehine reddedilen kısım yönünden 7.676,87-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hükmün davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce onanmışsa da davalılar vekilince karar düzeltme talebi üzerine davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, Yerel Mahkeme kararının taraf teşkili nedeniyle bozulmasına, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak taraf teşkili sağlanmış ve bir önceki kararda verilen ecrimisil miktarına hükmedilmiş olup davacılar vekili tarafından kanun yoluna başvurulmadığı dolayısıyla davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu ve aynı zamanda davacılar lehine bir önceki kararla incelenmekte olan karardaki ecrimisil miktarlarının da aynı olduğu gözetilerek davalılar vekili lehine 7.676,87-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 2.708,28 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5. fıkrasındaki “… 2708,28 TL …” ibaresinin çıkarılarak yerine “7676,87 TL” ibaresinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.05.2021 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.