YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/31700
KARAR NO : 2021/7013
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de,
1- Sanık hakkında eylemine uyan 5607 sayılı Kanun’un 6455 sayılı Kanun’la değişik 3/11. maddesi yerine 3/10. maddesinden hüküm kurulması,
2-Sanıktan 1272 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda; 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesi kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili sebebiyle temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulamasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde hapis ve adli para cezasının tayininde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle sanık hakkında faza ceza tayini,
3-Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nin 62/1. maddesi yerine TCK’nin 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nin 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum Gümrük İdaresi lehine maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması;
5- TCK’nın 51/1. maddesi gereğince hapis cezası ertelenen sanığın takdiren 2 yıl süreyle denetim altına alınmasına karar verildiği halde, TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca “sanığın belirlenen 1 yıl denetim süresinin iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtar edilmesine” karar verilmesi suretiyle hükmün karıştırılması,
6- Gümrük İdaresi’nin gerekçeli karar başlığında katılan yerine suçtan zarar gören olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ile katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olmakla HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.