YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3981
KARAR NO : 2021/3607
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.04.2019 tarih ve 2018/793 E. – 2019/423 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi temlik alan davacı …Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine istinaden davalıya tahsis edilen kredi kartı ile yapılan harcamaların ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, akabinde başlatılan icra takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı bankaya ait kredi kartı hesabından kaynaklanan borcu bulunduğu, bu miktarın bilirkişi raporu ile 8.598,64 TL asıl alacak 159,91 TL akti faiz temerrüt faizi, 23,99 TL KKDF, 8,00 TL BSMV olmak üzere toplam 8.790,53 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla yeterli gerekçeli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davalının raporda tespit edilen tutardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı temlik alan vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Uyuşmazlığın 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu kapsamında düzenlenmiş olan kredi kartı borcundan kaynaklanmış olması nedeniyle bu özel yasa hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Öte yandan mahkemece davacı bankanın ilgili şubesinin kayıtları üzerinde bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hükme elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı temlik alan vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı temlik alana iadesine, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.