Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4 E. 2021/4227 K. 29.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4
KARAR NO : 2021/4227
KARAR TARİHİ : 29.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.05.2018 tarih ve 2016/54-2018/399 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili; Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile … (Sivas Yatırım San. ve Tic.) A.Ş. arasında 24.04.1998 tarihinde Sivas Demir Çelik İşletmesi’nin Satışını düzenleyen bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin 13. maddesinde işletmenin %5 hissesinin şirket tarafından kapsam içi personele eşit oranda ve bedelsiz dağıtılacağının hükme bağlandığını, davalı şirketin bu güne kadar sözleşme uyarınca hisse dağıtımını gerçekleştirmediğini, ileri sürerek sözleşmenin 13. maddesi hükmü uyarınca müvekkillerine dağıtılması gerekli hisselerin adlarına tescilini talep ve dava etmiş 15/04/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın uzamasına sebep teşkil eden pay senedi taleplerinden vazgeçtiklerini, müvekkillerinin %5 payının hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; davacıların hisse satış sözleşmesi sonrasında kıdem ve ihbar tazminatlarını alarak şirketten ayrıldıklarını, sözleşmenin 13. maddesinin davacılara bu davayı açma hususunda yetki vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için 60813 adet hissenin davalı şirketten alınarak davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Asıl ve birleşen davalar; Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile dava dışı … (Sivas Yatırım San. ve Tic. A.Ş.) arasında Sivas Demir Çelik İşletmeleri A.Ş. hisselerinin satışını düzenleyen sözleşmenin 13. maddesi uyarınca bedelsiz dağıtılması öngörülen %5’lik hisseden her bir davacıya isabet edecek pay bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için 60.813 adet hissenin davalı şirketten alınarak davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesinde (mülga HUMK’nın aynı doğrultuda hüküm içeren 74. maddesinde) “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, davacı vekili dava dilekçelerinde, müvekkil hisselerinin adlarına tescili ve haciz dışı bırakılmasına kadar işletmenin satış işlemi hakkında tedbir kararı verilmesini, daha sonra yapılacak olan satışı takiben müvekkillerine ait hisse bedellerinin kesintisiz ve öncelikle ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile davanın uzamasına sebep teşkil eden pay senedi talebinden vazgeçtiklerini, müvekkillerinin %5 payının kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Karar duruşmasından önce ibraz ettiği 05.04.2017 havale tarihli beyan dilekçesinde ise her ne kadar dava değerine göre harç yatırarak davayı ıslah etmiş iseler de, bunun hisse değerini talep ettikleri anlamına gelmeyeceği, amacın davanın değerinin belirlenmesi olduğu, müvekkillerine ait hisselerin adlarına tescili konusundaki taleplerinde bir değişiklik bulunmadığı belirtilmiş ise de, davacı yanın ıslah dilekçesindeki talebi müvekkillerinin %5 payının kendilerine hisseleri oranında nakit olarak ödenmesine karar verilmesi olup, mahkemece ıslah dilekçesindeki talebin nazara alınması gerekmekte olup, ıslahtan sonra değiştirilen beyana itibar edilmek suretiyle taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak hisselerin davacılar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yine mahkemece verilen ilk kararda davacılardan … ve … yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar bu yönden temyiz edilmemiştir. Dairemiz bozması sonrası verilen ikinci kararda anılan bu davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği gözden kaçırılarak, kabul kararı verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalıya iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.