YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7290
KARAR NO : 2021/5929
KARAR TARİHİ : 24.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında 14.08.2009 tarihli bir adet faturayı sahte olarak düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, kayınpederi olan…’ın 2008 takvim yılında kendisine bir takım evraklar imzalattığını, iyiniyetinden imzaladığını ancak işbu davada suça konu sahte faturayı düzenleyen firmanın adına kurulduğunu öğrendiğini, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, vergi incelemesi sırasında vergi denetmenine şirket yetkilisi sıfatıyla … isimli şahsın beyanda bulunduğunun anlaşılması, vergi incelemesinin münhasıran suça konu faturaya ilişkin yapılıp, işe başlama bildirimi, yoklama fişi gibi genel olarak şirkete dair herhangi bir belge ve bilginin dosyada bulunmaması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1- Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan dosyada mevcut faturanın sanığa gösterilerek yazı ve imzanın kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; şirket yetkilisi sıfatıyla vergi denetmenine beyanda bulunan … ile sanık savunmasında adı geçen… isimli şahısların CMK’nin 248. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri, savunma doğrultusunda detaylı beyanlarının saptanması ve faturalar kendilerine gösterilerek faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2-Tanık sıfatıyla dinlenen şahıslar da faturadaki yazı ve imzanın kendilerine ait olmadığını söyledikleri takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturadaki yazı ve imzaların sanığa veya tanıklara ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.