Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/11418 E. 2020/6415 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11418
KARAR NO : 2020/6415
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın 2008-2009-2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği, 2008-2009 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmalarında dayısı olan … isimli kişinin yanında bir süre işçi olarak çalıştığını, …’ün kendisi ve kardeşlerine zorla bazı belgeler imzalattığını, bunların ne olduğunu bilmediğini, adına şirket kurulduğunu ve şirket müdürü olduğunu hakkında dava açıldıktan sonra öğrendiğini, kendisinin fakirlik belgesi olup iş buldukça çalışan yoksul bir kişi olduğunu, düzenlenen sahte belgelerle ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1-Kanaat oluşturacak sayıda kullananlardan veya sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden temin edilecek suça konu faturalar sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve …’e ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekilme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, …’ün de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanığın ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2-Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da …’e ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
3-Kabule göre de;
a) Sahte fatura kullanma suçu yönünden suç tarihinin belirlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilirliğinin tespit edilmesi açısından sanığın kullandığı iddia edilen faturaların hangi vergi türünde kullanıldığı ve birden fazla beyanname içerisinde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında TCK 43/1 maddesi uygulanması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.