YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11361
KARAR NO : 2020/18390
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
… ve …’nın temyiz dilekçelerinin içeriğine göre haklarında verilen hükümlere yönelik ”sanık” sıfatıyla temyiz isteminde bulundukları belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında bir karar verilmemiş ise de zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1)Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizinin mümkün bulunmadığı, sanıkların itirazı üzerine, mercii Doğubeyazıt Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.06.2016 tarih ve 2016/275 değişik iş sayılı kararıyla itiraz incelenerek reddedildiğinden, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİ için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Hükmolunan adli para cezasının tür ve miktarına göre, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3)Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Sanığın eylemini 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f.3 maddesine göre, silahtan sayılan sopa ve taş ile işlediğinin, sanığın aşamalardaki savunması, müşteki ve taraf beyanlarından anlaşılmakla, sanığın cezasında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesine göre arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayin edilmesi,
b)Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 29 maddeleri uyarınca belirlenen cezasından TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak, 10 ay hapis cezası yerine 8 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle, sonuç cezanın 6.000 TL adli para cezası yerine 4.800 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
c)28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasını ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.