YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4496
KARAR NO : 2020/11456
KARAR TARİHİ : 17.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 05/02/2020 gün ve 2019/10979 Esas – 2020/1567 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkin davada, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce yeniden bozulmuş , davacı idare vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre 99,40 m2 ve 106,40 metrekare olmak üzere toplam 205,80 metrekarelik aleyhe geçit irtifak hakkı bulunmaktadır. Dosya kapsamında verilen ilk hükümle sadece 106,40 metrerakelik geçit hakkı ile ilgili değer düşüklüğü hesaplanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş ve bu alanla ilgili değer düşüklüğü hesaplanması Dairemizin 12.12.2018 tarih ve 2019/7791 Esas 2018/24461 Karar sayılı bozma ilamıyla uygun bulunarak 99,40 metrekarelik alan için de değer düşüklüğü hesaplanması gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuş olup tüm bu hususların davalı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuş olduğu bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından;
Bu nedenle, davacı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve Dairemizin 05.02.2020 gün ve 2019/10979 Esas ve 2020/1567 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
Tespit edilen bedelden acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra bakiye 27.080,09-TL’ye 16.02.2016 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.06.2016 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden;
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Tespit edilen bedelden acele el koyma bedeli mahsup edildikten sonra bakiye 27.080,09-TL’ye 16.02.2016 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.06.2016 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine) yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.